
Mustafakemalpaşa TOKİ Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ümit Şeker, son günlerde Lalaşahin TOKİ konutları hakkında yapılan açıklamaların, hak sahipleri arasında yeniden belirsizlik ve endişe yarattığını söyledi.
‘TURGUT’UN AÇIKLAMALARI BİLİMSELLİKTEN UZAK’
Mustafakemalpaşa TOKİ mağdurları, gerçekleştirdikleri toplantıda sürecin geldiği noktayı değerlendirirken, kamuoyunu doğru bilgilendirmek için açıklamayı yaptı. Şeker, öncelikle AK Parti Mustafakemalpaşa Başkanı Mutlu Turgut’un, ‘Kasım ayı sonunda hak sahiplerine teslim yapılacağı’ yönündeki açıklamasının hiçbir bilimsel veriye dayanmadığını, zemin kayması sebebiyle bir bloğun yıkıldığı bir proje sahasında, hemen yanındaki yapının nasıl sağlam olduğu sorusuna ise halen yanıt bulunamadığını söylerken; “Bu nedenle yapılan açıklamaları yok hükmünde görüyoruz” dedi.
‘HAK SAHİPLERİNİN KAYGILARI ARTIYOR’
Bu süreçte tek taleplerinin, konutların bilimsel raporlar ışığında güvenli hale getirilmesi olduğunu vurgulayan Şeker; “ Oturulabilirlik raporu ancak ve ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından açıklanabilir. İmza yetkisi bulunmayan odaların ya da teknik yeterliliği olmayan siyasi isimlerin bu konuda beyanlarda bulunması, kamuoyunu yanlış yönlendirmekte ve hak sahiplerinin kaygılarını artırmaktadır” dedi.
‘SÜREÇ, DOĞRUDAN BAKAN MURAT KURUM TARAFINDAN ELE ALINMALI’
Bu meselenin siyasetin değil, bilimin konusu olduğunun altını çizen Ümit Şeker, şöyle konuştu; “Yalnızca mühendislerin, akademisyenlerin ve yetkili teknik kurumların vereceği raporlar bizler için belirleyicidir. Popülizm amacı taşıyan her türlü açıklamayı reddediyoruz. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Sayın Mehmet Yıldız’ın geçtiğimiz haftalarda yaptığı teknik bilgilendirme, zemin sorununa dair sürecin bilimsel şekilde yürütülmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Bu açıklamayı dikkate almak ve sahadaki gerçek tabloyu anlamak gerekir. Hak sahipleri olarak ortak talebimiz, sürecin doğrudan Bakan Murat Kurum tarafından ele alınması ve teknik raporların kamuoyuna şeffaf bir biçimde açıklanmasıdır. Bizler, konutlarımızın güvenli hale gelmesini ve hiçbir vatandaşın mağduriyet yaşamamasını istiyoruz. Bilimsel gerçekler dışında verilen hiçbir müjde bizim için geçerli değildir.”