Ömrümüzden bir Ramazan ayı hızla akıp gidiyor.
Bugün Ramazan’ın son Cuma gününü yaşıyoruz. Ömrümüz olursa, inşallah hep birlikte bir dahaki Cuma gününü de, Ramazan Bayramı’nı coşkuyla ve sağlıkla yaşama fırsatı buluruz. Daha dün ilk sahura kalkmış gibiydik. Şimdi ise Ramazan’ın son haftasındayız. Bu dönem sıradan günler değildir. Bu günler, yılın en kıymetli zaman dilimidir. İnsan hayatında bazı eşikler vardır; Ramazan’ın son on günü de işte böyle bir eşiktir. Bu eşiğe gelmişken durup düşünmek gerekir: Bu ayı nasıl yaşadık? Neyi değiştirdik? Kalbimizde ne yenilendi? Kalp temizliği neden önemlidir? Ramazan sadece mideyi değil, kalbi de temizlemeyi amaçlar.
Kalpteki kırgınlıklar hâlâ duruyorsa, açlık nefsin sesini kısar ama kalp arınmış sayılmaz. Kalp hâlâ haset ve öfke taşıyorsa huzur bulunamaz. Bu yüzden bugün kendimize şu soruyu soralım: Kime kırgınız? Hangi söz içimizde düğüm oldu? Affetmek zayıflık değildir; affetmek özgürlüktür. Affeden insan yükünden kurtulur.
Ramazan’ın son günlerine yaklaşırken namazlarımızı da bilinçli kılmalıyız. Secdeyi uzatmak, rükûda içten bir teslimiyet göstermek, duaları kalpten yapmak gerekir. Namaz, Ramazan’ın omurgasıdır. Oruç bedeni eğitir, namaz ruhu diri tutar. Özellikle yatsı ve teravih namazlarında zihnimizi dağıtmadan, gerçekten o anın içinde olarak ibadet etmek gerekir.
Ramazan’ın ilk teravihi heyecanlıdır. Ama son teravihler hüzünlüdür çünkü veda yaklaşır. O yüzden son günlere doğru teravihi ihmal etmek değil, daha sıkı sarılmak gerekir. Her rekâtı son rekâtımız gibi düşünmek, işte o zaman ibadet derinleşir. Ramazan’ın son günlerine girerken bir ihtiyaç sahibine yardım etmek, bir gönül almak, bir yaşlıyı ziyaret etmek Ramazan’da kat kat değer kazanır. Küçük bir iyilik bile büyük sevap kazandırır. Kadir Gecesi’ne manevi yönden hazırlanalım. Kadir Gecesi’ni beklemek sadece takvimde bir tarihi işaretlemek değildir; kalp temizliği ile gitmek gerekir. Kadir Gecesi’ne kalp temizliğiyle yaklaşan insan, affeden olmalıdır.
GÜNÜN MESAJI: Bugün kalbimizi kontrol edelim. Kırgınlıkları azaltalım. İbadetlerimizi derinleştirelim. Çünkü önümüzde bin aydan hayırlı bir gece var.
Bugün Ramazan ayının yirmi üçüncü günü. Makalemin son kısmına okurlarımızdan Muzaffer İkizoğlu’nun gönderdiği hikmet yüklü yazıyı ilave ediyorum.
RAMAZAN-I ŞERİF 23. GÜN. ÖLEN KALBİN DUASI KABUL OLMAZ
Bir gün İbrahim bin Edhem (kuddise sirruh) Hz. Basra çarşısına uğradı. Görenler hemen etrafında toplandılar ve: “Ey Ebu İshak! Allah’a dua edin, kabul olur mu?” dediler. Hâlbuki biz şu kadar zamandır dua ediyoruz, lakin dualarımız kabul olmuyordu.
İbrahim bin Edhem Hz. şöyle buyurdu: “Allah’ı tanıdınız ama hakkını eda etmediniz. Allah’ın kitabını okudunuz ama onunla amel etmediniz. Resulullah’ı sevdiniz ama sünnetini terk ettiniz. Cennete girmek istiyoruz dediniz ama cennete girmek için amel işlemediniz. Cehennemden korkuyoruz dediniz ama günahlardan sakınmadınız. Ölüm haktır dediniz ama onun için hazırlanmadınız. Kardeşlerinizin ayıplarıyla meşgul oldunuz ama kendi ayıplarınızı görmediniz. Rabbinizin verdiği nimeti yediniz ama Allah’a şükretmediniz. Ölülerinizi defnettiniz ama onlardan ibret almadınız.”
12 MART İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ KUTLU OLSUN
Vatan sevgisi, bağımsızlık aşkı, milli ruh… İstiklal Marşı, milletimizin hürriyet ve bağımsızlık tutkusunun en güçlü ifadesidir. Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. (Mehmet Akif Ersoy)