uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat
MustafakemalpaşaMustafakemalpaşa BelediyesiKemalpaşa TatlısıMücadele HaberKöşe Yazarları
DOLAR
44,3303
EURO
50,9990
ALTIN
6.108,33
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Hafif Yağmurlu
10°C
Bursa
10°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
11°C
Salı Hafif Yağmurlu
11°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
12°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C

AKÇAPINAR’DAN İZLENİMLER

AKÇAPINAR’DAN İZLENİMLER



23.03.2026 10:00 | Son Güncellenme: 23.03.2026 17:54
A+
A-

Uluabat Gölü’nün güney kıyılarında, zeytinliklerin ve incir bahçelerinin arasında saklı bir köy vardır, Akçapınar. Bugün sakin bir tarım köyü görünümünde olan bu yerleşim, aslında antik yerleşim izlerinden Osmanlı kayıtlarına, Rum nüfusundan mübadil kültürüne uzanan çok katmanlı bir geçmişe sahiptir.

Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı olan köy; eski kilisesi, göl ulaşımıyla geçen yılları, imeceyle yapılan hasatları ve mübadillerin getirdiği gelenekleriyle Bursa’nın az bilinen tarih hazinelerinden biridir. Akçapınar’ın hikâyesi, yalnızca bir köyün değil; göçlerin, kültürlerin ve Anadolu kırsalının değişen hayatının da hikâyesidir.

KÖYÜN TARİHİ: Akçapınar, Mustafakemalpaşa’nın Söğütalan bucağına bağlı bir köydür. İlçenin kuzeydoğusunda yer almakta olup Söğütalan bucağına 17 kilometre uzaklıktadır. XVI. yüzyıl kadı sicillerinde adına rastlanan köy, o tarihte Uluabat nahiyesine bağlıdır. Bu durum, köyün oldukça eski bir yerleşim olduğunu göstermektedir.

Köyde olasılıkla ‘Kamila’ veya ‘Aivadji’ adlı antik yerleşimler bulunuyordu. Köy çevresinde çok sayıda antik yazıt çıkarılmıştır. Akçapınar, Uluabat Gölü’nün hemen güneyinde yer alır ve eski bir Rum köyü olarak bilinmektedir. Köyde bulunan eski kilisenin 1904 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Kilisenin adı Hagios Paraskeva Kilisesi’dır. 1928 yılından sonra camiye dönüştürülen bu yapı bugün oldukça harap durumdadır. Kilise 1974 yılına kadar cami olarak kullanılmıştır. Yapının bir bölümü köy ilkokulu olarak değerlendirilmiş, yanındaki oda ise öğretmen lojmanı olarak kullanılmıştır.

1895 ve 1908 yıllıklarına göre 33 haneden oluşan köyde 1990 yılında 315, 1997 yılında ise 271 kişi yaşamaktaydı. Günümüzde 76 hanede 185 nüfus yaşamaktadır. Köy yakınlarında bulunan ‘Dedebayırı’ mevkii eski bir adak yeri olarak bilinmektedir.

1924 yılında gerçekleştirilen 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Selanik’in Yahyalı Köyü’nden gelen yaklaşık 200 Türk köye yerleştirilmiştir.

Reklam

1951 yılında Celil Işık ve oğlu Recep Işık, Çanakkale’nin Yenice ilçesine bağlı Namazgâh Köyü’nden Akçapınar’a göç etmişlerdir. Burada ipekböcekçiliği ve zeytincilikle uğraşmışlardır. Namazgâh Köyü’ne ise daha önce Bulgaristan’ın Filibe kazasından, 1293 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında göç edilmiştir. Köy meydanında Cumhuriyet döneminden sonra karakol olarak kullanılan dört katlı bir bina bulunmaktadır.

KÖYDE GÖREV YAPAN MUHTARLAR: Ahmet Özdemir, Şaban Güney, Yusuf Aslan, Üzeyir Seymen, Bayezit Korkmaz, Murat Çakmak, Mustafa Oruç (Bu dönemde okul, yol ve su pompaları yapılmıştır.), Mehmet Doğru, Mehmet Korkmaz, Kamil Yaşar (Cami bu dönemde yapılmıştır.), Ferhat Çakmak, Musa Yaşar, Şaban Çetin, Bayram Ali Yaşar, Halil Sezer (bu dönemde köye su getirilmiştir.), Kemal Tekdemir, Adnan Çetin, Ahmet Seymen (bu dönemde köye kantar kurulmuş ve incir festivali yapılmıştır.), Özgür Işık. Muhtarlık binası 1990’lı yıllarda yapılmış.

KÖYDE EĞİTİM: 1960 yılına kadar köyde bulunan kilise binasının bir bölümü okul olarak kullanılmıştır. 1960 yılında yeni bir okul binası yapılmıştır. Ancak öğrenci sayısının azalması nedeniyle okul 2000 yılında kapanmış ve öğrenciler Akçalar İlk-Ortaokulu’na taşınarak eğitim görüyorlar.

KÖYDE GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLER: Durmuş Önen, İbrahim Işık, Asuman Arslan, Ali Çömert.

1971–1978 yılları arasında köyde görev yapan öğretmen Durmuş Önen ile 16.11.2022 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde şu bilgiler aktarılmıştır: “Köyde görev yaptığım yıllarda ipekböceği yetiştiriciliği yapılırdı. Ben de ipekböceği besledim. Hasan Çavuş köyde zeytinciliğin gelişmesine öncülük etti. ‘Koca Göbek’ lakaplı Mustafa Oruç’un su değirmeni vardı.”

KÖYDEN YETİŞENLER: Kimya Mühendisi Cemil Seymen, Mühendis Ömer Yılmaz, Muhasebeci Recep Yaşar, Elektrik Mühendisi Recep Erdoğan, Öğretmen Sibel Birsin, Hemşire Serpil Sezer, Hemşire Sibel Özdemir.

KÖYDE ULAŞIM: 1972 yılına kadar köye ulaşım kayıklarla sağlanıyordu. Köy kayıkçıları Mustafa Salar ve Nebi Oruç’tu. Kayıkçılar yolcu ve yükleri Gölyazı Köyü’ne taşırdı. Buradan Bursa’ya gitmek için otobüse binilirdi. Kayıklarla odun ve mandıra peyniri de taşınırdı. 1972 yılında Fadıllı-Akçapınar yolu açılmış ve karayolu ulaşımı sağlanmıştır. İlçe yolu da 1970’li yıllarda açılır. Muhtar Ahmet Seymen zamanında Büyükşehir Belediyesi tarafından genişletilerek, asfaltlanır.

Öğretmen Durmuş Önen bu dönemi şöyle anlatmaktadır: “1971 yılında görev başladığımda ilçeye gitmek için kayıkla Gölyazı’ya çıkar, ana yol üzerinden Mustafakemalpaşa’ya giderdim. Aynı yolu takip ederek köye dönerdim. Bazı zamanlar yaya olarak Taşpınar’a kadar gider, Taşpınar otobüsüyle ilçeye inerdik.”

KÖYÜN GEÇİM KAYNAKLARI: Köyün eski geçim kaynakları hayvancılık, tütün üretimi, ipekböcekçiliği, ormancılık, gölde balıkçılık ve kerevit avcılığıydı.

Günümüzde ise köy ekonomisi ağırlıklı olarak zeytin ve kara incir üretimine dayanmaktadır. Köyde yaklaşık 2500 dönüm zeytinlik bulunmaktadır. Zeytin toplama sezonunda günlük ortalama 20 ton civarında üretim yapılmaktadır. Hasat süresi hava şartlarına bağlı olarak yaklaşık iki ay sürmektedir.

İncir üretimi ise günlük 8-10 ton ihracat, yaklaşık 2 ton da iç piyasa şeklinde gerçekleşmektedir. Hasat genellikle 15 Ağustos’ta başlar ve hava şartlarına bağlı olarak kasım ayına kadar devam eder. Dalında çok olgunlaşan incirler ise pekmez yapılarak değerlendirilir.

Köyde 110 traktör bulunmaktadır. Zeytinler büyüklüğüne göre makinelerde ayrılmaktadır. Köyde hemen her hanede zeytin ayırma makinesi vardır. Zeytinler titretme makinesi, tırmıklı sopa veya eski usul elle toplanmaktadır. Komşular imece usulü birbirlerine yardım ederler. Zeytinliği büyük olanlar ise çevre köylerden gelen işçilerle hasat yapmaktadır.

Köyde defne üretimi yapılmaktadır. Hasat mevsimi gelince Orman İşletme Müdürlüğü tarafından üretim izni verilir. Yıllık 400-500 ton üretim yapılmaktadır. Köyde yaklaşık 500 koyun beslenmektedir.

GÖLLE BAYRAMI: 6 Mayıs’ta kutlanan Hıdırellez gününde köy halkı evlerinden getirdikleri malzemelerle ‘gölle’ adı verilen, haşlanmış mısır tanelerinden yapılan yemeği birlikte yer. Bu yemekten bir miktar mutlaka eve götürülür; bunun bereket getireceğine inanılır.

KÖYDE SOSYAL HAYAT: Köyde cenaze, düğün gibi törenlerde herkes işini bırakıp merasimlere katılır. Hatta çevre köylerden de katılım olur. Bu dayanışma kültürü bölgede hâlen devam etmektedir.

KAYNAKLAR: Muhtar Özgür Işık, Ahmet Seymen, Öğretmen Durmuş Önen, Ahmet Yordam, Mustafakemalpaşa Belde ve Köylerinde Yaşam Ansiklopedisi 1. Cilt, Rasim Balaban Emekli Öğretmen Yerel Araştırmacı Yazar.

Reklam