uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat
MustafakemalpaşaMustafakemalpaşa BelediyesiKemalpaşa TatlısıMücadele HaberKöşe Yazarları
DOLAR
43,9619
EURO
51,6651
ALTIN
7.625,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
11°C
Bursa
11°C
Az Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
14°C
Salı Çok Bulutlu
14°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
13°C
Perşembe Çok Bulutlu
13°C

ALACAAT’TAN İZLENİMLER

ALACAAT’TAN İZLENİMLER



01.03.2026 17:00 | Son Güncellenme: 01.03.2026 17:19
A+
A-

Mustafakemalpaşa’ya 50 kilometre uzaklıktaki Alacaat Mahallesi’nin ilginç bir hikâyesi var.

Hacı Ahmet Köyü’nden biri harmanını alaca atla sürer. At kaçar, kaçarken dereye yuvarlanır. 1870 yılında Söğüt Karakeçili Yörükleri gelirler.

Köye ilk yerleşenler Hacı Ahmet, Hacı Hüseyin, Osman Hoca köy yerini, Hacı Ahmet Köyü’nden satın alırlar. 1878 yılında Hacı Ümmet, 1890 yılında Dağlıoğlu İbrahim’in köye yerleştiği ve ilk muhtar olduğu söylendi.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tasnifi No:16, Sayfa 295’teki kayda göre Alacaat Köyü 1530 tarihli bu defterde vardır. Karasi Sancağı’nın (Merkezi Balıkesir şehridir) Temrezler Nahiyesi’ne bağlıdır. Kışlak köyü olduğu anlaşılmaktadır. Devlete yıllık 50 akçe vergi ödedikleri görülüyor. Adli bakımdan da Mihaliç Kazası sınırları içinde gösterilmiştir. Yani köyün adli işleri Karacabey Kazası’nda oturan kadı tarafından çözülmektedir. (Araştıran: Sezai Sevim Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi)

Köyde 60 hanede 125 nüfus yaşıyor. Köy 560 metre rakımlı tepeye kurulmuş.

MUHTARLAR: Himmet Cengiz, Nuri Yılmaz, Ahmet Arslan, Mehmet Emin Sakin, İsmail Cengiz, Hüseyin Boylu, İbrahim Kaymaz, Ali Bayram, Hasan Sadık, Hasan Arslan, Üzeyir Bektaş, İlhan Sadık.

KOMŞU KÖYLER: Karaköy, Yukarı Balı, Aşağı Balı, Sarı Mustafalar, Alpagut, Çakallar, Kurşunlu, Hacı Ahmet, Karyağmaz, Burunca (Büyükorhan).

GEÇİM KAYNAKLARI: Köy halkı yerli boz ırk inek besliyor. İneklerimiz sabah evden çıkarlar, ormanda otlarlar, akşamüzeri eve gelirler. Yaklaşık 400 inek olduğu söylendi. Her hanenin bahçesi var. Bahçede kendi ihtiyacı olan sebze ve meyveyi yetiştiriyor. Ancak ormanda ayı olduğu ve zaman zaman meyvelere zarar verdiği söylendi.

ALACAAT TARIMSAL KALKINDIRMA KOOPERATİFİ: Muammer Sakin, Ali Bayram, Hasan Aslan, Ümmet Doğru, Rasim Uslu, Mehmet Ali Bayram, Hasan Sabit kurucu üyeler.

BAŞKANLAR: Rasim Uslu, Muammer Sakin, İlhan Sadık, Üzeyir Bektaş, Mehmet Çiçek, Zekai Çiçek, Avni Sadık. Kooperatif orman kesim işini alıyor, üyelerine paylaştırıyor. Muhtarlık binasında misafirhane var. Ulaşımın zor olduğu zamanlarda köye atlı veya yaya misafirler ve cambazlar gelir, misafirhanede kalırdı. Gelenlere köylü yemek verirdi.

Köy yolu 1969 yılında yapıldı. 1986 yılında elektrik geldi. Köyün içindeki elektrik direklerinin çukurları köy halkı imece usulü ile açıldı, teller çekilirken TEK elemanlarına yardımcı oldular. Köyde ilk televizyonu Mehmet Çiçek aldı. Akü ile çalışırdı.

EĞİTİM: 1973 yılında iki derslikli ilkokul ve bir lojman yapıldı. Şu anda okul çağında öğrenci olmadığı söylendi. Yaşar Özyer, Nebahat Özyer, Recep Öğretmen, Hasan Temiz, Ahmet Öztürk, Mümin Öztürk, Hasan Altan, Mehmet Evren, Nihat Çakır, Sıtkı Sincan görev yapan öğretmenler. Okul binası Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından onarılmış, sosyal faaliyet binası olarak kullanılacak.

KÖYDEN YETİŞENLER: Selami Sevim (mali müşavir ve sigortacı), Sezai Sevimi İsmail Bayram (öğretim üyesi), Hayati Yıldırım, Veliye Ünal, İsmail Yıldırım (öğretmen), Ersin Bektaş, İbrahim Yıldız, Mehmet Bektaş (muhasebeci), Halil Yıldız (bankacı), Arife Karakuş, Ayşe Karakuş (doktor).

CAMİ: İlk cami ve minare ahşaptı. Yerine 1956 yılında taş duvarlı, tavanı ahşap, minaresi ahşap olan cami Rasim Sakin ve Hasan Sevim ustalar tarafından yapıldı. 1997 yılında yıkıldı, yerine günümüzdeki cami, köy halkı tarafından yaptırıldı. Ustaları Selahattin Çiçek, İbrahim Aşık, Süleyman Bozkurt’tur. Cami 1998 yılında açılmış.

Cami açılışına zamanın kaymakamı, belediye başkanı Onur Göksu ve ilçe yöneticiler katılmış. Köy imam-hatibi Halil İnci. Minare de 13.12.1998 yılında İnegöllü Hayri Yavuz ustaya yaptırıldı. Köyün alt yapısı ve su deposu 1983 yılında muhtar Hacı Hasan zamanında imece ile yapıldı.

Köy içindeki çeşmenin hemen üzerinde su kuyusu var. 1970’li yıllara kadar kullanılan kuyunun derinliği 26 metre. Köye yaklaşınca çam ağacından yapılmış oluklu bir çeşme var. Çeşme 2021 yılında İbrahim Turan yaptırmış. Su akıyor. İçme suyu 13 km uzaklığındaki Suçıktı Mağarası ve Hacı Ümmet Suyu Kulübe çeşmesinden geliyor. Köy meydanındaki bakkalı muhtar İlhan Sadık işletiyor. Borç defteri olmadığını söyledi.

Muammer Sakin; “Bizde düğünler Cuma gününden başlar, Pazar günü akşamı sona ererdi. Düğün sahibi köy halkı ile bir hafta önceden toplantı yapar. Gelen misafirlerin kimler tarafından ağırlanacağı kararlaştırılır. Çalgılar gelir, dibekte keşkeklik dövülür. Cumartesi sabahı gençlik başkanı ve yardımcısı bayrağı alır, Kocatümsek Mevkiine gider. Gençler çalgıyla bayrağı alırlar, düğün evine gelirler. “Dideriz ağalar dideriz. Dağı taşı deleriz. Düğün ağasından oyun isteriz” Manisini hep bir ağızdan söyleyerek damadın babasını oynatırlar. Köye gelen misafirler, geldiğini haber vermek için köy girişinde silah atar veya ateş yakar. Düğün sahibi çalgılarla gelenleri karşılardı. Misafirler hediyelerini ağaç dalına asarlar. Birlikte düğün alayına katılırlar. Damat kapanır, sabah damat, arkadaşları çalgılar eşliğinde kaldırılır. Gelin akrabalarına havet verir. (Havet mendil, çorap vb.) Gelin çeşme başına götürülür. Önceden saklanan tarak ve çakıyı bulması istenir. Tarak bulursa doğacak çocuğu kız, çakıyı bulursa erkek olacak denir. Asker gidecek gençlerin listesi açıklanır. Asker adayı askere gidene kadar akrabaları ve komşuları tarafından yemeğe davet edilir. Asker adayı köy meydanına gelir, dua edilir, vedalaşma anında cebine harçlık konur” dedi.

Manastır bölgesinde mermer madeni çıkarılıyor. Ayrıca burada az miktarda bakır madeni de olduğu söylendi. Sondaj çalışmaları devam ediyormuş.  Evlerin alt katları taş duvarlı, 2. kat duvarları (çatma duvarlı) tahta arasına çamurla taş karışımı doldurulmuş.

1983 yılında imece ile yapılan imam evinin altında buğday ayırmada kullanılan kol çevirmeli selektör makinesi var. Köyde hala çam ağacından yapılmış çivisiz ambarlar var. Yaklaşık 10 adet olan bu ambarlarda küf olmaz, içine konulan tahıl yıllarca bozulmaz.

AĞACA ŞEKİL VEREN ADİL USTA: Alacaatlı kaşık ustası Adil Asaay 60 yaşında. Köyde ikamet ediyor. Okula gitmemiş. Sonradan okuma-yazma öğrendiğini ve ilkokul diplomasını dışarıdan sınavla aldığını söyledi.

Adil usta, “Çocukluğumda dayıoğlu Kırkpınar Er Meydanı’nda da güreş tutan Çakallarlı Sadullah Tanrıkulu ile çayırda güreşirdik. Askerliğimi Sivas ve Malatya’da yaptım. Bölükler arası yapılan karakucak güreşlerinde birinci oldum, elektrikli süpürge hediye ettiler. Çevrede yapılan karakucak güreşlerine giderdim. 70’li yıllarda Devecikonak’ta yapılan karakucak güreşlerinde Merinoslu Adem’e yenildim ve 2. oldum. Çakallar Köyü’nde yapılan güreşlerde de Minevizli Tevfik Muhtar’ı yenerek 1. oldum. Ayağım kırılmasaydı bu yaşta hala güreşirdim” dedi.

Gönlü zengin Adil ağabey, “Sağ ayağım, cami için verilen tomrukları sararken ip kopunca kırıldı, kısaldı” diye konuştu. Bahçesindeki ve çevredeki yabani meyve ağaçlarına aşı yaptığını söylüyor. Aşı yaptıktan sonra aşının etrafını ıhlamur kabuğu ile sardığını anlatırken yüzü gülüyordu.

Adil Asaay, “Ağabeyim Mustafa kaşık yapardı, ben de onu izlerdim. Çobanlık yaparken kaşık yapmaya başladım. Akçaağaçtan kaşık yapıyorum. Eğdi bıçağı ile oyuyorum, zımparalıyorum, yaptığım kaşıkları dostlarıma, tanıdıklarıma hediye ediyorum. Kaşığı severek yapıyorum. Severek yapmazsan güzel olmaz. Dört tane olunca da kaşıklarla oynarım. Kayın ağacından oklava ve ısıran, dut ağacından da yastağaç yaparım” dedi. Herkesle barışık olduğunu söylerken, kızı söz arasına girerek, “Biz beş kız kardeştik. Babam bizi büyüttü, bugüne kadar bir kötü sözünü duymadım” dedi. Adil ağabey de “Zaten benim gönlüm zengin, hayatta moralim hiç bozuk olmadı” diyerek sözlerini bitirdi.

Fotoğraf Sanatçısı Feridun da çalışmaları zevkle resimledi. Bizlere yaptığı kaşık ve ısıranları hediye etti. Teşekkür ettik.

KAYNAK KİŞİLER: İlhan Sadık Köy muhtarı (7. dönem muhtar), Muammer Sakin, Arif Ödemiş, Ahmet Yordam, Patikalar Dergisi Sayı: 62 Rasim Balaban Emekli Öğretmen-Araştırmacı Yazar.