
Mustafakemalpaşa’da 2019 yılında kaybolduktan 7 yıl sonra emniyetin oluşturduğu özel ekip tarafından bulunan Nazar S.’ye DNA testi yapılacak.
Almanya vatandaşı Rebecca S. (31), 2019 yılında Mustafakemalpaşa’da erkek arkadaşı Umut K.’nin (33) annesi Hanife S.’ye (60) ait evde kaldığı sırada oğlunun kaybolduğunu belirterek şikâyetçi oldu. O dönem yapılan arama çalışmalarına rağmen küçük çocuğa ulaşılamadı.
300 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ
Dosya, 2026 yılı Şubat ayında Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yeniden ele alındı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Gasp Büro, Cinayet Büro ve Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerinden oluşturulan özel ekip, olayla ilgili kapsamlı çalışma başlattı.
Yaklaşık 30 gün süren teknik ve fiziki takipte şüpheli Hanife S.’nin hareketleri adım adım izlendi. Ekipler tarafından yaklaşık 300 saatlik güvenlik kamerası görüntüsü incelenirken, yapılan çalışmalar sonucunda çocuğun saklandığı adres tespit edildi.
Düzenlenen operasyonla 3 Ekim 2019 tarihinden beri kayıp olan ve bugün 8 yaşında olduğu belirtilen çocuk sağ olarak bulunarak devlet koruması altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürerken, tutuklanan babaanne Hanife S. ile akrabası Recai M. hakkında Asliye Ceza Mahkemesi’nde, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılabilecek.
DEVLET KORUMASINDA PSİKOLOJİK DESTEK

Nazar S.’nin, Bursa Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ndeki ilk günlerinde diğer çocuklarla olan uyum sorununun çözüldüğü ve psikolojik destek almaya devam ettiği bildirildi. Nazar S.’nin yapılacak DNA testiyle Rebecca S.’nin çocuğu olduğu belirlenirse, ilk etapta aralıklarla görüşmeleri sağlanacak.
ÇOCUĞUN NEREDE YAŞAYACAĞINA MAHKEME KARAR VERECEK
Çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Bursa Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR), kaldığı çevrenin araştırmasını içeren rapor, uzman ve pedagog görüşlerini dikkate alarak Nazar S.’nin geleceğine karar verecek.
Alman vatandaşı olan çocuk hakkında, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında mahkemeden çıkacak karara göre hareket edilecek. Buna göre Nazar S.’nin Almanya’ya gönderilmesine karar verilmesi halinde Alman devletine teslim edilmesi, Türkiye’de kalmasına karar verilmesi durumunda ise devlet koruması altına alınması ihtimali bulunuyor. Çocuğun Alman makamlarına teslim edilmesi halinde annesine verilip verilmeyeceği ise Almanya’da yapılacak değerlendirmeler sonucunda belirlenecek. Mahkemenin kararını, her iki ülkede yapılacak incelemeler ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanacak raporlar ışığında vereceği belirtildi.
‘O BENİM ÇOCUĞUM, GERİ İSTİYORUM’
Umut K. ve Rebecca S.’nin Nazar S. dışında Almanya’da yaşayan bir çocuklarının daha bulunduğu belirtildi.
Çocuğunun bulunmasının ardından Bursa’ya gelen Rebecca S.’nin ifadesinde; “O benim çocuğum, geri istiyorum. Rızam dışında Türkiye’de tutuldu. Bir an önce bana verilmesini istiyorum” dediği bildirildi. Annesi olduğu söylenmeyen Nazar’ı uzaktan görüp konuşan Rebecca S. ülkesine geri döndü.
Nazar S.’nin adını ‘Ahmet’ olarak bildiği, ismi sorulduğunda; “Benim adım Ahmet” dediği belirtildi.
YAKALANMA KORKUSUYLA HASTANEYE GİTMEMİŞ
Öte yandan, oğlunu Alman sevgilisinden kaçıran Umut K.’nin kalp hastası olduğu, hakkında devam eden soruşturma nedeniyle sürekli kaçtığı ve hastalandığı dönemde yakalanma korkusuyla hastaneye gitmeyince hayatını kaybettiği bildirildi. Umut K.’nin ölmeden önce ailesine; “Çocuğumun ismi Ahmet olarak kalsın” dediği de belirtildi.
