Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, camide namaz kılmanın sembolik bir anlam taşıdığını söylüyor, “Osmanlı döneminde hac güzergâhının en önemli istasyonu olan Şam’ın kalbindeki bu cami İslam âlemi açısından da önemli bir yapı. Ancak Esad rejimi tarafından ibadet uzun süredir yasaktı. Dolayısıyla buradaki namaz, Şam’ın fethi-fetih derken silah ya da işgal anlamında söylemiyorum, durumun normalleştiği, anlamına geliyor, çünkü burası direniş ve özgürlüğün sembolü oldu.”
MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın Cuma namazına katılmasınınsa hem iç hem dış güçlere verilmiş bir mesaj olduğu yorumunu yapıyor Başbuğ, ‘İçeride bir kısım; Batı’nın ağzı ile karşı çıktı ve süreçte de ‘hani gidecektiniz, ne oldu?’ denildi. Şimdi de ‘niye gittiniz’ deniyor. Batınınsa en büyük taktiği, tarih ile gençler arasındaki bağı koparmak. Halep’in bombalanmasının da bu var. Zira bu sembolik yapılar İslam dünyasını birleştiren yapılar. Dolayısıyla Emevi Camisi’nde kılınan namaz, ‘oyun bozuldu’ mesajı taşıyor.”
Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, önce pagan tapınağı, sonra kiliseye dönüştürülen caminin fetih yani kılıç hakkının Müslümanlara ait olduğunu belirterek, ‘ama’ ile devam ediyor, “Şiiler ve Sünnilerin beraber ibadet ettiği, Hıristiyanların kutsal emanetlerinin de olduğu bir cami. Yani farklı etnisite, mezhep ve dinleri de temsil eden bir ibadethane, dolayısıyla burada kılınan namaz her ne kadar Sünni zaferi olarak görülse de aksine bunun siyasi sembol olarak, birleştirici bir unsur olduğunu düşünüyorum. Bakın bir başka camide değil ilk hutbe burada, Ulu Cami’de okundu, Ayrıca MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ın da orada olması, Colani ile aynı arabaya binmesi Türk istihbaratının gücünü göstermek açısından verilen önemli sembolik mesajlar.”
HUTBE-İ ŞAMİYE’NİN ANLAMI
Bediüzzaman Said Nursi bu hutbeyi 1911’de Şam’daki Emevi Cami’nde, içinde 100 büyük âlim bulunan 10 bin kişilik muazzam bir cemaate Arapça olarak irticalen, yani yazılı bir metin olmaksızın elinde kılıç, belinde kaması, başında sarığı asker elbisesiyle haziruna irad etmiştir.
1952’den sonra da Üstad bu eseri bizzat Türkçe’ye tercüme edip, ‘Bu benim siyasetimdir’ diyerek bastırdı. Üstadın 113 yıl önce irad ettiği bu hutbe bugün karanlıklar içindeki İslam dünyası, Müslümanlara birlik beraberlik ruhu için bir aydınlanma rehberi olacaktır.
1991 YILI HAC YOLCULUĞU
1991 yılında Bursa merkez ve ilçeleri ile Mustafakemalpaşa’dan kalkan otobüsle ben de karayolu üzerinden Hatay-Cilvegözü hudut kapısından Suriye’ye geçiş yaptık.
Terörist başının iki katlı beyaz binada olduğunu ve karargâh yeri olarak burasını kullandığını söylediler. Asker elbisesi giymiş her taraf PKK teröristleriyle doluydu, bunlar yollarda otobüsleri durdurup haraç alıyorlar, vermeyenleri salmıyorlar, otobüsleri deviriyorlardı. Bursa kafilesini de Şam’dan günlerce salmadılar. Bizlerde bu durumda Emevi Cami’nde vakit namazlarımızı kıldık, yurt dışında bulunan tek Osmanlı padişahı olan Vahdettin Han’ın, 27 Şubat 1914’te Şam’da düşen ve Türk askeri tarihine ‘ilk hava şehitleri’ olarak geçen ve kabirleri Emevi Cami’nin haziresinde toprağa verilmiş olan Yüzbaşı Fethi ve Sadık beyleri, kısa bir süre sonra Mısır’da düşen ve kabri aynı yerde bulunan uçağın şehidi Üsteğmen Nuri Bey’i de ziyaret ettik.
Bursa kafilesi olarak, yapılan görüşmelerden sonra eskort eşliğinde Ürdün’e oradan da Suudi Arabistan’a geçtik.
MUSTAFAKEMALPAŞA ANSİKLOPEDİSİ TANITILDI
26.04 1999-03.04. 2009 tarihleri arasında 10 yıl Mustafakemalpaşa Belediye Başkanlığı yapan Eczacı Hayri Öztetikler’in girişimiyle hazırlanan Mustafakemalpaşa Ansiklopedisi’nin tanıtımı, 5 Ocak 2025 Pazar günü saat 10.30-12.00 arasında Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesi’nde kahvaltılı bir basın toplantısıyla yapıldı.
Bizlerde davete icabet ettik. Topluma, insanlara elimden gelen faydayı sağlamak adına her türlü gayreti sarf etmeye hazırım.
Hayri Öztetikler özetle şunları söyledi, “İşte geldik, gidiyoruz bu dünyadan. Geleceğe iyi bir şeyler bırakmak istiyoruz. Akademik ortam değil, sosyal değil, magazin değil, siyasi değil. Bu ansiklopedi ne övme ne yerme yeri değil. Her şeye, herkese açığız. Ortak çalışma yapıyoruz. Mustafakemalpaşa’nın tarihiyle, kültür konularıyla, fotoğraf arşiviyle bilgilerini topluyoruz. Amacımız bizden sonraki nesillere, akademik çalışma yapacak olanlara, yerel ve sağlıklı bir kaynak olan Mustafakemalpaşa Ansiklopedisi’ni bırakmak istiyoruz.”
Toplantıda, Cihan Loyan da, ansiklopedinin tanıtımında çok detaylı açıklamalarda bulundu.