
Osmanlı sancağı, doğal güzellikleri, su değirmeni, cevizi, siyah inciri ile anılan Kösehoroz’dayız.
TARİHÇE: Kösehoroz Köyü ilçenin güneydoğusunda yer alır, ilçeye 22 km uzaklıktadır. İlçenin en eski yerleşiklerinden biri olan Kösehoroz Köyü’nün adının ‘güzel gelin’ anlamına gelen Kösearus’tan geldiği söylenmektedir. Devecikonağı’na 5 km uzaklıkta olan köy Döllük, Camandar, Çardakbelen, Çavuşköy ve Alpagut köyleriyle çevrelenmiştir. Daha önceleri Mihaliç (Karacabey) kazasına bağlı iken daha sonra Kirmasti/Mustafakemalpaşa kazasına bağlanmıştır.

Raif Kaplanoğlu Kösehoroz Köyü ile ilgili şu bilgileri vermektedir: “Mustafakemalpaşa ilçesi Devecikonağı bucağına bağlı, bucağa 5 km. uzaklıkta bir köy. Kösearus olarak da anılmıştır. İlçenin güneydoğusunda, 1530 tarihli tahrirat defterine köyde sadece 1 hane kayıtlıdır. Köyün adının güzel gelin anlamında olan Kösearus veya Kösearız’dan geldiği söylenir. 1895 ve 1908 Yıllığı’na göre 56 hane bulunan köyde 1927 yılında 318, 1990 yılında 495, 1997 yılında 370 kişi yaşamaktaydı, yerli köyüdür. Kösehoroz (Köse Arus) eski bir Osmanlı Köyü. Sokakları dar olan köyde küçük bir mezar var. Bu mezar çocuğu olmayanlar, yöreden gelenler tarafından ziyaret edilir, bez bırakılır. Çanakkale Savaşı’na 37 kişi gitmiş, dönen olmamış.”

GÖREV YAPAN MUHTARLAR: Ali Bal, Mehmet Atlı, Şerif Bilek, Faik Erkul, İbrahim Kokmaz, Ömer Çakır, İsmail Uslu, Hasan Duran, Cevdet Özdemir, Seyfettin Ayaz, Ahmet Emre, Şahin Bayram, Abdullah Aslan, İbrahim Ay, Hasan Hüseyin Turhan, Ali Yavuz, Mehmet Çakır.

Köyde 118 hanede 214 kişi yaşıyor. 1984-1989 arası köy muhtarı Hasan Duran köy tarım sulama sistemini yaptırmış. Köy kahvesi muhtar Hasan Duran zamanında yapıldı. Köyün girişinde Kavaklıpınar Çeşmesi Ali Bal tarafından yapılmış, bakımını torunu Ahmet Emre yaptırmış. Yaklaşık 100 yıl önce yaptırılan bu çeşmenin suyu bol ve gelen-geçen suyundan içiyor.

Çeşmenin suyu yazın soğuk, kışın ılık akar. Elektrik gelmeden önce ramazan yaz mevsimine denk gelirdi. Köy halkı çeşmenin havuzuna testilerini koyar, suyun soğumasını sağlardı. Hamamönü mevkiinde ılık su kaynağı var. 1970’li yıllara kadar çocuklar burada yıkanırlarmış. Kenevir ekimi yapılırken bu su ile kenevir sapları ıslatılır, liflere ayrılırdı. Liflerle dokuma yapılırmış.

GEÇİM KAYNAKLARI: Köyde son yıllarda ceviz, kara incir, üzüm geçim kaynakları arasında. Birkaç hanede hayvancılık yapılmaktadır. Yılda yaklaşık 80 ton ceviz, 120 ton kara incir üretimi yapılmaktadır. Üzüm ve incir pekmezi de yapılıyor. İlçe köylü pazarında Kösehoroz üzümü, armudu (Bahribey, Haziran Gülü) adlarıyla tezgâhlarda yerini alıyor. Son yıllarda bamya ekimi yapılıyor. 15 dönüm bamya, köylüler tarafından toplanıyor, köyde satılıyor. Buğday ekimi de yapılıyor.
Emekli Astsubay Mehmet Ali Durmuş, Saban Batmaz mevkiinde badem bahçesi oluşturmuş. Doğal ürün üretiyor. İlaçlamayı doğal yaptığını anlattı.

SS Tarımsal Kalkınma Kooperatifi 1988 yılında kurulmuş. Kurucuları Sebahattin Ayaz, Ali Bal, Mehmet Ali Şen, Mehmet Çakır, Halil İbrahim Erkul, Şimdiki başkan Burhanettin Sert. Orman işlerini üyelerine veriyor.
102 traktör, 200 koyun 30 keçi 20 inek 7000 ekilebilir tarla, 15 dönüm üzüm bağı var. Köye elektrik 1977 yılında geldi. Mehmet Ali Şen’in düğünü vardı. Köyde susam yağı çıkarılan ilkel bir tesis varmış. Ancak zamanla yok olmuş.

1970 yıllara kadar köyde Benli Hasan’ın (Erşan) mandırası vardı. Keltaş Köyü’nden Ahmet ustalık yapardı. Köyde Burhanettin Sert ve Nevzat Özbek’e ait iki bakkal var. Köy kahvesini Nizamettin Sülün işletiyor. Bir de Burhanettin Özbek’in kahvesi var. Bu kahvede çay odunlu ocakta yapılıyor.

EĞİTİM: Okul, muhtar İbrahim Korkmaz zamanında 1958 yılında açıldı. Mevcut olan okul günümüzde taşımalı sistemden ötürü kullanılmıyor, yapı köyün yaptığı etkinliklerde kullanılıyor. Şu anda 1 ilkokul, 1 ortaokul öğrencisi okula gidiyor.

GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLER: Cevat Öğretmen, Cimşit Dede, Ali Ünay, Naif Tamet, Nevzat Mert, Naci Demircan, İskender Özdemir, Ercan Keskin, Mahmut Keskin, Ömer Çınga, Bekir Sarıoğlu, Sami Öğretmen.
KÖYDEN YETİŞENLER: İsmail Korkmaz, Alaattin Emir, Ali Arı, Mehmet Arı, Zeynep Emre Arı (öğretmen), Şükran Pamuk, Melike Demirel (hemşire), Mehmet Ali Durmuş, Levent Şen, Ayhan Uslu, Mehmet Ali Demirel, Erol Doğru (Astsubay).

CAMİ VE MİNARE: Kösehoroz minaresi 1963 yılı Eylül ayında yapıldı. Cami 1987 yılında başladı, 1993 yılında ustası Devecikonaklı Mustafa Günhan.
KÖYDE İLKLER: İlk bisikleti 1963 yılında Osman Olgar aldı. İlk radyoyu 1960 yılında Çakır İdris Arı aldı. İlk traktörü 1969 yılında Veli Şen ile Halil Erdem 450 Fiat traktörü ortak aldılar.

Köyde gramofon yoktu. Zaman zaman Camandar köyünden kahveciler getirip, kavede olanlara dinletirlermiş. Halil Tutar, İdris Arı, Murat Şener, Davut Arı, Efrahim Sert eski bakkallardı. İdris Arı, Murat Şener, Osman Olgar, Abdullah Pamuk, Efrahim Sert eski kahvecilerdi.
KÖY SANCAĞI: Köy muhtarlığındaki 200 yıllık bir köy sancağının muhafaza ediliyor. Köyün bir de oyun ekibi var. Eski yerel giysilerle çeşitli törenlerde oynuyorlar.

DOĞAL GÜZELLİKLER: Güvem Köyü çevresindeki dağlardan doğan dere şelaleye kadar Eriştedere, şelaleden Emet Çayı’na dökülene kadar Değirmendere adını alır. Kösehoroz-Yenice-Tırnova arasında 22 metre yükseklikten düşerek güzel bir şelale oluşturuyor. Çevresinde çınar, meşe, kayın, kızılcık ağaçları ile zengin bitki örtüsü oluşmuş.

SU DEĞİRMENİ: Köyün altında, Devecikonak yolu üzerindeki su değirmeni yaklaşık yüz yıllık. Bu değirmeni Çavuş Köylü Ahmet Yılmaz işletiyor. Su değirmeninin ilk sahibi Çardakbelenli Ahmet idi. Oğlu Ahmet çalıştırırken 1978 yılında Çavuş Köylü Ahmet alır. Değirmenin çarkı şelaleden gelen su ile dönüyor. Eskiden hak ile un öğütürmüş. Bu hat üzerinde Hüseyin Bal ile İbrahim Korkmaz’a ait iki değirmen daha varmış. Hüseyin Bal’a ait olan değirmeni Eski Balçıklı emekli öğretmen Mehmet Kocaman almış, çalışmıyor.

ZURNACI İBRAHİM AMCA (AKGÜN): Köyün ve civar köylerin düğünlerini çalan bugün 76 yaşındaki İbrahim Akgün, zurnasıyla bize mini bir konser verdi. İbrahim Amca, çok iyi kaval çalan babasından kaval çalmayı öğrenmiş. Düğünlerde yörenin oyun havaları; karşılama ve dörtlemenin yanı sıra, şeker oğlan benzeri havalarını çalmış. İbrahim Amcanın bir de arkadaşı varmış. Davul çalarmış rahmetli Hüseyin Bakır. Bir de şeker oğlan havasını çok iyi oynarmış. Bu yüzden de rahmetli Hüseyin Bakır, şeker oğlan lakabıyla anılırmış. İbrahim Amca bugün nefes darlığı çekiyor. Zaman zaman da unutkanlıklar yaşıyor. Yine de gözü gibi baktığı zurnasıyla bize eski çaldığı havaları çaldı.

Oğlu Rasim Akgün 60 yaşında ramazan davulunu aldı, çaldı. Yıllardan beri ramazanda davul çalıyormuş. Muhtar Mehmet Çakır ve Mehmet Ali Şen yörede düğünlerde, bayramlarda ve hacet günlerinde kaşık ile oynanan oyunlarını oynuyorlar. Köy halkı her yıl kendi arasında Hıdırellez etkinliği yapılıyor.

KAYNAKLAR: Muhtar Mehmet Çakır, Mehmet Ali Şen, Hasan Duran, Mustafakemalpaşa Belde ve Köylerinde Yaşam 1. Cilt, Rasim Balaban Emekli Öğretmen-Araştırmacı Yazar.
