Günler, haftalar, aylar, yıllar, ömürler su gibi akıp gidiyor. Takvim yaprakları gibi, her gün dünya hayatımızdan da bir gün eksiliyor, dünyadan uzaklaşıyoruz, ahirete ise yaklaşıyoruz.
1 Ocak 2026 Perşembe sabahı kalktığımızda her yer kar ile kaplıydı, yılın ilk karı yağmıştı, fakat kısa sürede, hafif yağış ve lodos rüzgârıyla eridi. Bu çağda uyanık görünmek kolay. Baksan, herkes her şeyi biliyor, herkes bir şeylerin peşinde. Gözler çakmak çakmak. Peki ya kalbin? Kalbin uyanık mı? İçeride nefsimiz, dışarıda cazibedar enstrümanların sıkı markajıyla öyle kapıldık ki, kendimize yabancılaştık. Gözümüz dışarıda. Herkesin yaptığına bakıyor, uydum akıllılıkla hareket ediyoruz. ‘Ne yapıyorsun?’ ikazlarına ise ‘Bende herkes gibiyim’ diyoruz. Amma velakin unutmamak lazım ki herkes sana ancak mezar kapısına kadar eşlik eder. Sonra, sonrası yalnızlık, sonrası hesap. Ve ne yazık ki, çoğumuz bu hakikati ya çok ileri yaşlarda ya da ağır imtihanlarla fark ediyoruz. Uyanıklık yapma, gaflet uykusundan uyan.
Bugün 2026 yılının 7’si, herkes geçmiş seneye dair bir değerlendirme yapıyor, diğer taraftan da yeni sene için nasıl olmalı arayışları sürüyor.
Bunlardan biriside yatırım konusu. Uzman sıfatlı ekranlarda, haber sitelerinde boy verip en iyi yatırım aracının gümüş olduğunu, altının onu takip ettiğini, dövizin yatırımcısını üzdüğünü vs. söylüyor. Doğrudur, bu onların işi. Enflasyona ezilmemek, büyük çabayla elde ettiğimiz iki kuruşu bir de öyle ezdirmemek lazımdır. Fakat bütün bunlar konuşulurken ekranlarda asıl yatırım konusu hiç gündeme gelmiyor. Günah enflasyonu içinde heba olup giden altın ve elmas kıymetindeki ömür dakikalarının aslında neye yatırılacağı, pek de konuşulmuyor.
Onun için miladi senenin ilk sayfasında biz de bu konuya dikkat çekmiş olalım. Gelin üç ayların da içindeyken ve Recep ayının de 18. günündeyken, alışveriş çok daha verimliyken, ömür sermayemizi taat ve ibadete yatıralım. Allah’ın kulu olduğumuzun farkında olarak daimi kazanç vadi veren İslam’ın ve Sünnet-i Seniyye’nin çağrılarına kulak verelim.
MEMUR VE EMEKLİNİN ZAM ORANLARI BELLİ OLDU
Memurlar 2026’nın ilk yarısında yüzde 18.60 oranında zam alacak. Buna göre aile yardımı ödeneği de dahil edildiğinde en düşük memur maaşı 59 bin 896 TL’ye çıkarken, 16 bin 881 TL olan en düşük emek maaşı ise yüzde 12,19 artışla 18 bin 938 TL’ye yükselecek.
Bu yapılan zamlar hepimize hayırlı olsun. 40-50 yaş üzeri olanlar bilirler, neyi mi? 5. Refah-Yol hükümetinin efsane Başbakanı, Milli Görüş lideri merhum Necmettin Erbakan, Başbakan iken memuruna işçisine, emeklisine, çiftçisine yüzde yüz, hatta daha da fazla zam yaptı. Hem de borçlanmadan, fiyatlar artmadan. Enflasyonun adı bile geçmeden. Fabrika vesaire de satmadan. Ama toplum olarak, O’nun kıymetini bilemedik.
Allah, yaratıkların en şereflisi olarak bize; iyiyi kötüden, doğruyu yanlış tan, faydalıyı zararlıdan, güzeli çirkinden, Hakkı, Batıl’dan ayırma özellikleri, kabiliyetleri vermiş. Acaba bunları gereği gibi kullanabiliyor muyuz? Burada kendimizi sorgulamakta fayda var. Selam, sevgi ve dostça kalın.