uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat uluslararası evden eve nakliyat
MustafakemalpaşaMustafakemalpaşa BelediyesiKemalpaşa TatlısıMücadele HaberKöşe Yazarları
DOLAR
43,1725
EURO
50,3284
ALTIN
6.427,48
BIST
12.416,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
9°C
İstanbul
9°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
12°C
Cuma Hafif Yağmurlu
10°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
6°C
Pazar Yağmurlu
5°C

NE OLUR YAVAŞLAYALIM

21.12.2023 12:23
A+
A-

Eskiden kağnılarla gidilirken her yere, işler yine yürüyordu. Bilgisayar, internet, cep telefonu yoktu ama insanların birbirinden haberi oluyordu. Dünyanın öbür ucundaki olaylardan da haberimiz oluyordu bir şekilde. Hoş, oluyordu da ne oluyordu?

Şimdi her şeyden saniyesinde haberimiz oluyor da ne oluyor? Neyi hallediyoruz? Hastalıklarımız mı iyileşiyor, ruhumuzdaki çalkantılar mı son buluyor, migren ağrısından mı kurtuluyoruz?

Amerika başkanının kâğıda bakarak muhatabına selam vermesinden benim haberdar olmam, bende ne gibi değişikliklere sebep oluyor? Filistin’de can veren masumlardan anında haberimiz oluyor da ne oluyor? Hiçbir yere yetişemiyor insanlar; altlarında arabalarıyla, toplu taşıma araçlarıyla, uçaklarla.

Kağnılarla, atlarla giden de öldü, uçaklarla gidenlerde ölecek. Hengâme bitecek mi? Asla! Koşturmaca bitecek mi? Hayır! İnsanlar birbirini öldürmekten vazgeçecek mi? Mümkün değil…

Mal biriktirme görgüsüzlüğünden kurtulacak mıyız? Yok, daha neler? Herkes yoğun, herkes bir şeylere yetişemiyor. Eve iş götürüyoruz, sekiz saatlik mesai yetmiyor, görüşmeleri randevu sistemine göre ayarlıyoruz, kimseye çat kapı gidemiyoruz. Toplantıdan toplantıya koşturuyoruz; akıllı telefondan gruplar kurup, binlerce kişiye aynı mesajı, aynı maili tek tıkla gönderebiliyoruz. Kocaman salonlarda binlerce kişiye aynı anda konferanslar verebiliyoruz. Neyi hallediyoruz?

Durmanın, duraklamanın, geride kalmanın zamanı gelmedi mi? Bu kadar ileri gittik de ne oldu; biri izah edebilir mi?

Hastaneler tıklım tıklım dolu. Psikologlar sıra bile veremez hâldeler. İşler çürük, dişler çürük, mideler ülser, baş ağrıları, kanser, kalp yetmezliği almış başını gidiyor…

Her hastalığın kökeninde psikolojik rahatsızlık, tatminsizlik, yetinememe, tahammül edememe var.

Çocuklar anasız babasız büyüyor, analar babalar evlatlarından uzakta yaşıyor.

Yok mu bu gidişata dur diyecek olan? Bari dur diyecek olan, ‘hızlı bir şekilde’ dese de nefes alsak.

“O kadar hızlı gittik ki ruhlarımız geride kaldı” diyen Kızıldereli reisine kimse neden kulak vermemiş ki yüzlerce yıl?

Selam, sevgi ve dualarımla. Hayırlı Cumalar.

NOT: Mustafa Süs’ün makalesinden yararlanılmıştır.

Yazarın Diğer Yazıları
Kirmasti Kervan
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.