Türkiye Maden Şehitleri Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Nihat Hanay, Mustafakemalpaşa ve Soma gibi ölümlü maden kazalarının acısının hala tazeliğini koruduğunu söyledi.
4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Hanay; “ Maden emekçilerimiz her türlü zorluğa rağmen yerin yüzlerce metre altında ter dökerek ekmeğini çıkarmaya çalışıyor” dedi.
Madencilik sektörünün dünyada iş sağlığı ve güvenliği açısından en riskli sektör olarak kabul edildiğine dikkat çeken Türkiye Maden Şehitleri Aileleri Dayanışma Derneği Başkanı Nihat Hanay, bu alanda öncelikli konun ‘kar’ değil, iş sağlığı ve güvenliği olması gerektiğini kaydetti.
‘MADEN YASASI DEĞİŞMELİ’
Hanay; “Geçmiş yıllarda ülkemizde büyük acıların yaşandığı maden kazalarını hep birlikte yaşadık. 2009’da Mustafakemalpaşa’da, 2010’da Dursunbey’de ve 2014’te Soma’da birçok canımız gitti. Bizim başlıca isteğimiz, Maden Yasa mevzuatının net bir şekilde uygulanmasıdır. Ülkemizde Maden Yasası’nın da değişmesini ve insan sağlığına önem veren yaptırımların Avrupa’daki gibi olmasını talep ediyoruz. İş ve işçi güvenliğinin ilk sırada geldiği, emeğin ve alın terinin sömürülmediği, hakların gasp edilmediği bir kanun talebimiz var. Bunun yanında, madenlerdeki iş cinayetlerinde hayatını kaybeden maden şehitlerimiz arasında ayrım yapılmamalı, tüm maden şehitlerimizin yakınları, eşit haklara sahip olmalı, ayrım yapılmaksızın kamuda istihdam edilmelidir. Her haneden bir çocuğumuzu kapsayan, 2003 ve 2014 Soma Yasası’na kadar çıkarılan kanun, tarih sıralamasına göre hak sahipleri arasında ayrımcılık yaratmıştır. Hiçbir evlada ‘keşke benim babamda 2003 yılında vefat etseydi’ dedirttirmemek için bu yasanın düzeltilmesini istiyoruz. Dünyada ve ülkemizde yer altında ve yer üstünde canlarını ortaya koyarak çalışan, insanlık tarihindeki en zor mesleklerden biri olan madencilikle ekmeğini kazanan tüm madencilerin gününü kutluyorum. Şehit madencilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum” dedi.