Dostluk, iyi ya da kötü günde, dar ve zor zamanda, sevinçte, üzüntüde yanında olan, sıkıntını gidermede sana destek olana denir.
Dost ve dostlukla ilgili çok söz vardır halk arasında. Üç örnekle yetineceğiz.
“Dostların arasında su sızmaz/sızmamalı.”
“Dost acı söyler fakat doğru söyler.”
“Dost kara günde belli olur.”
Dostluk kardeşliğin bir alt basamağıdır. Allah Resulü bu konuda şöyle buyurur; “Kardeşlik dostluktan daha değerli olmasaydı Ebubekir’e dost olurduk.”
İnananlar, inananları kardeş bilip dostluk kurmalı; kâfirleri kesinlikle dost edinerek onlara güvenip onlardan yardım istememeli, bir işe girişmemelidirler. Bu konuya şu ayette dikkat çekilmektedir; “ Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz. (Hucurat Süresi 49/10)
Emperyalist sömürgeci çıkarcılarla dost olup onlardan yardım bekleme yanlışına düşenler şunu unutmasınlar, ‘kendi düşen ağlamaz.’ Bu yanlışın örnekleri çoktur: Yakın komşularımız Suriye ve Irak Rusya’ya bel bağlamıştı, Baasçılıkla adı geçen ülkeleri yönetmeye çalışıyorlardı. İkisinin de sonu felaket oldu. Şu anda Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi devletlerde ABD’ye dost olmuşlar ve yardım isteyerek güç ve onur peşindeler. Beyler boşuna uğraşmayın. Allah’ın dediğinin tersini yapıyorsunuz. ABD için, ‘sarı öküz ölürse dostluk bozulur’ gerçeğini aklınızdan çıkarmayın.
Bu uygulama Avrupa ülkeleri için de geçerlidir. Kurmuş oldukları dostlukları, çıkarları söz konusu olduğunda bozucu hareketlerde bulunmak kâfirlerin/emperyalist çıkarcıların geleneklerinde var. ‘Ayıdan post, kâfirden dost olmaz’ gerçeğini Müslümanlar unutmamalılar!
Ramazan ayına 19 gün kaldı. Bugün Şaban ayının ikinci Cuması mübarek olsun, rahmeti, bereketi, feyzi, nuru hepimizin üzerine olsun inşallah.
TÜRK YAĞLI GÜREŞİ ÖNEMLİ BİR HAFIZASINI DAHA YİTİRDİ
1942 yılında Bulgaristan’ın Şumnu kentinde dünyaya gelen, 1950 yılında Türkiye’ye göç eden Koca Yusuf’un doğduğu Karalar Köyü’nde Koza Yusuf’un eşiyle görüşerek hayatını kitaplaştıran; Koca Yusuf’un Bulgaristan Şeytancık Karalar Köyü’ndeki evinin müze yapılmasına öncülük eden değerli güreş sevdalısı, araştırmacı yazar Mecit Sağır, 84 yaşında Adana’nın Ceyhan ilçesinde vefat etti.
Yaklaşık 20 yıldır yapılan güreş programlarında özellikle yağlı güreşler konusunda yaşayan bir hafıza olarak kabul edilen Mecit Sağır, geleneğin muhafaza edilmesi hususunda tavizsiz duruşuyla tanınıyordu. Ceyhan’da yaşamasına rağmen başta Kırkpınar olmak üzere yağlı güreşleri yakından takip eder, gözlem ve eleştirilerini anında paylaşırdı. Karakucak ve minder güreşlerine de büyük ilgi gösteren Sağır, bilgi ve tecrübesiyle güreş camiasına yön veren isimler arasında yer aldı.
Yaklaşık 20 gündür Ceyhan Devlet Hastanesi’nde entübe olarak yoğun bakımda tedavi gören Mecit Sağır, verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Onun vefatı, geleneksel güreşler adına büyük bir kayıptır.
Mecit Sağır’ın cenazesi, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü Adana Ceyhan Türlübaş Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Ceyhan Yeni Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu başta olmak üzere ilgili kurumların, yaşayan değerlerin bilgi ve tecrübelerini kayıt altına almasının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Çünkü belge kadar, yaşayarak gözlemleyen bu ustalar da birer birer ebediyete uğurlanıyor. Merhuma Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve tüm güreş camiasına başsağlığı ve sabırlar diliyoruz.
NOT: Bu belge niteliğindeki yazıyı paylaşarak vefa örneği gösteren Türkiye Güreş Federasyonu Basın Medya Kurulu Üyesi, Destan-ı Kırkpınar dergisi yazarı ve sorumlu yazı işleri müdürü, Kırkpınar Kültürünü Tanıtma ve Yaşatma Derneği Basın Medya Kurulu Başkanı Özcan Başgül’e teşekkür ederiz.