
Karakeçili Yörükleri tarafından kurulan Killik Köyü halkı önceleri köy yöresini yazlak, Çördük ve Karaoğlan köyleri civarları kışlak olarak kullanarak yaşarlarmış.
Yerleşik düzene geçildiğinde Bozağaç yöresinde iskân olurlar. Bozağaç yöresinde yapılan Yörük etkinliklerinde çadır kurarak, kültürlerini tanıtırlardı. Günümüzde 100 hanede 280 nüfusun yaşadığı mahallede 229 seçmen var.
MUHTARLAR: Derviş, Ali Çavuş, Mehmet Çavuş, Kara Mustafa, Ellez Ağa, Halil İbrahim Kurt, Mehmet Akkoyun, Süleyman Kılıç, Ali Kılıç, Kayaali Karaca, İbrahim Sevim, Kasap İsmail Özdemir, Yusuf Demir, Habip Koçlu, Şaban Sungur, Kayaali Kurt, Yusuf Kurt, Sezai Yavaş, Şaban Kılıç, Şerafettin Tosun, Hidayet Sungur.
Muharrem Sevim, Hasan Acar, Fehmi Toy, Turgut Kula, Şaban Kurt, Şaban Demir koruculuk yaparlardı.
GEÇİM KAYNAKLARI: Köy halkı çevrede bulunan fabrikalarda çalışarak (70 kişi Penguen, Kerevitaş, Geri dönüşüm firmalar vb.), mermer ocaklarında çalışarak (8-10 kişi), hayvancılık yaparak (300 koyun, 50 keçi, 150 inek besleniyor.), çiftçilik yaparak (Buğday, mısır, yonca, arpa, fiğ yulaf ekiliyor.) geçimini sağlıyor. Köyde emekliler de var. Köyde bazı arsalarda konteyner evler var. Bursa’da oturan, zaman zaman köye gelenler tarafından yapıldığı söylendi.

Önceleri ipekböceği beslenirdi. Köyde bir tane eşek besleniyor. Koyun sürüsünün yanında gidiyor. Her evin bahçesine ailenin kendi ihtiyacını karşılayacak kadar sebze ekiliyor, bahçelerde meyve fidanları da var. Köyde 1500 dönüm ekilebilir arazide çiftçilik yapılıyor. Ormanda meşe (pelit meşe ve kobar meşe), pınar, gürgen, ıhlamur, ceviz, ahlat, gibi ağaçlar bulunuyor. Son yıllarda bamya ekimi yapılıyor. Bu yıl 15-20 dönüm bamya ekimi yapılacak. Bamyalar günlük olarak toplanır ve günlük pazarlarda satılıyor.
KÖYDE SOSYAL HAYAT: Önceleri köy konağı verilirdi. Köy korucusu sıra ile hanelerden yemek alırdı. İki katlı olan konak tahtasının birinci bölümüne sulu yemekler, ikinci bölümüne de pilav, makarna gibi yiyecekler konurdu. Ramazan ayı süresince iftar yemeği veriliyor. İftar yemeği sıra ile evlerde pişiriliyor.
Köyde 1952 doğumlu Ramazan Akkoyun elli yıldan beri kahvecilik yapıyor. Kendi binasındaki kahvede gelen misafirleri ağırlıyor, köy halkını buluşturuyor.
SÜNNET GELENEKLERİ: Çocuk ergenlik yaşına gelmeden önce sünnet ettirilir. Gerek sünnet cemiyetleri ve gerekse düğünler genelde harman sonu olarak tabir edilen sonbaharda yapılır. Sünnet çocukları ata bindirilir. At koşuları yapılır. Sünnet olan çocuğa takı takmak isteyenler için sünnet çocuğunun başına ayva konur, bozuk paralar ayvaya saplanır, kâğıt para ve diğer takılar da bir çomağa iliştirilerek ayvaya saplanır.
ASKER UĞURLAMA: Askere gidecek gençleri önce hısım akrabalar, sonra komşular sıra ile yemeğe alırlar. Askere gidecek gençlerin isimleri hoca tarafından okunur. Köy meydanında toplanılır ve meydana bayrak konur. Gençler askere uğurlanırken köy meydanında dua yapılır, evler gezilerek helallik alınır. Büyüklerin ellerini öper gençler ve onlar da harçlık verir. Askerin ailesi delikli bir taşı bahçedeki bir ağaca asar, eğer o taş yerinden düşecek olursa, askerin de öleceğine inanılır. Asker olacak gence, devletine kurban olsun diye eline, ayağına ve alnına kına yakılır, her zaman şehitliğe hazır olsun istenir.
ALTYAPI VE ULAŞIM: Köyde üç tane ahırlı çeşme var. Köy hayvanları ahırlarından su içiyor. Kocapınar Çeşmesi’nin kaynağı Yazalar mevkiinde. Küçükpınar Çeşmesi’nin kaynağı köy içinde. Külebakı Çeşmesi 1976 yılında yapılmış olup Ramazan Akkoyun’un kahvesinin önünde akıyor. İki borudan şırıl şırıl su akan çeşmenin kaynağı Kölebakı mevkii. Muhtar İsmail Özdemir zamanında her haneye 25 metre verilerek boru yerleri kazılır ve imece ile borular döşenir. Köye ulaşım otobüs ve kişisel araçlarla sağlanıyor.
KÖYDE EĞİTİM: Köy okulu 1964 yılında yapılır ve eğitim-öğretime açılır. İlk öğretmeni Ömer Kaya. Okul 1990‘lı yıllarda öğrenci sayısının azalması nedeniyle kapanır ve öğrenciler Söğütalan İlk-Ortaokulu’na taşınmaya başlar. Söğütalan İlk-Ortaokulu kapanınca, öğrenciler Demireli İlk-Ortaokulu’na taşınıyor. Şu anda lise öğrencileri ile birlikte 15 öğrenci taşımalı eğitime devam ediyor.
KÖYDEN OKUYARAK YETİŞENLER: Nevzat Sungur, Musa Kurt, Baki Koçlu, Ramazan Uçar (öğretmen), Şehri Sungur (hemşire), Cemalettin Tosun, Yılmaz Sarı (imam), Adnan Koçlu tekniker), Resul Kılıç ve Fatma Koçlu (bilgisayar teknikeri).
KÖY CAMİSİ VE MİNARESİ: Köyde ilk camii yaklaşık 100 yıl öncesinde yapılmış. İlk camiyi Derviş Dede’nin inşa ettirdiği biliniyor. Cami zaman içinde yangın geçirmiş ve tekrar elden geçirilmiş. İlk minare ağaçtan yapılmışken şu anda kullanılan minare Bursalı Usta Süleyman Minareci tarafından 4 Haziran 1990’da inşa edilmiş. Eski caminin ihtiyaca cevap vermemesi ve yıpranmasından dolayı Bursa Anıtlar Kurulundan izin alınarak yıkılmıştır. 2006 yılında dernek başkanlığına Nevzat Sungur, Denetleme Kuruluna Baki Koçlu’nun getirilmesiyle kurulan Killik Köyü Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği kanalıyla, yeni caminin inşaatına başlanmış, 2009 yılında ibadete açılmıştır.

Cengiz Yavuz’un evinde misafir oluyoruz. Cengiz Bey Bursa’da çalışmış, emekli olmuş. Konteyner evin salonunda geçmişte kullanılan eşyalarda bir kısmı duvarlarda asılı, raflarda dizili. Bakır su tası, bakır keşkek tenceresi, ağaç sofra, gaz lambası, aba dokunma tarağı, deri ipli kalbur (buğday, kuru tarhana elenir) gibi eşyalar sofranın üzerine ve yanına dizdik. Bu kültürel mirası yörük giysili Gülcan Yavuz ve Şerife Demir anlattı.
KADINLARIN YÖRÜK GİYSİLERİNİN ADLARI: Başlık (baş parası), yörük donu, kesme (yelek), üç etek, büzme paçalı pantolon, kara lastik (kaynama)
Şerife Demir Yörük örtülerine ve giysilerine firkete oya yapıyor. Beş şişle çorap ve çetik örüyor. Fatma Sevim nine de kendi el işi eserlerini, torunlarına hazırladığı çeyizlik eserleri sergiledi.
KAYNAK KİŞİLER: Muhtar Hidayet Sungur Fehmi Toy, aza, Fatma Sevim, Gülcan Yavuz, Şerife Demir, Cengiz Yavuz, Mustafakemalpaşa Belde ve Köylerinde Yaşam 1. Cilt, Ahmet Yordam (öğretmen-fotoğraf sanatçısı)