Biz, herhangi bir dünya menfaati düşüncesi ile değil, yalnız Allah’ın emri olduğu için ve O’nun rızasını kazanmak maksadıyla oruç tutarız.
Hz. Ali diyor ki: “Bir menfaat umarak yapılan ibadet ticaretçinin ibadetidir. Korku sebebiyle yapılan ibadet kölenin ibadetidir. Allah’ın nimetlerine şükretmek maksadıyla yapılan ibadet hür olan kimsenin ibadetidir.”
Makbul olan ibadet, Hz. Ali’nin de belirttiği gibi Allah’ın nimetlerine karşı şükrün borcunu yerine getirmek, O’nun rızasını kazanmak maksadıyla yapılan ibadettir. Allah, ancak böylesi bir arzu ile yapılan ibadetten hoşnut olur.
ORUCUN BAŞLICA FAYDALARI
Oruç, insanı kötülüklerden korur. Kur’an-ı Kerim’de orucun farz kılındığını bildiren ayetin sonundaki “Umulur ki korunursunuz” ifadesi, orucun hikmetine dikkat çekmektedir.
Allah Teâla her derde bir deva, her hastalığa bir ilaç verdiği gibi kötülüklere karşı da korunma vasıtaları vermiştir. İşte oruç, bu özelliği ile bizi kötülüklerden koruyan bir ibadet oluşturur. Nitekim Peygamberimiz, orucun bu özelliğini hepimizin kolayca anlayabileceği şekilde güzel bir benzetme ile açıklayarak şöyle buyurmuştur: “Oruç bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye veya sövüşmeye girişirse ona iki defa ‘Ben oruçluyum’ desin.” (Buhari)
Her kötülüğün başı, Allah’ı unutmak ve sorumluluk duygusunu kaybetmektir. Hâlbuki oruç, bize daima Allah’ı hatırlatır, sorumluluk duygusunu geliştirir. Bir ay boyunca devam eden bu manevi eğitim ile de insan davranışlarını kontrol altına alarak her türlü kötülükten uzaklaşmış olur.
Oruç ahlakımızı güzelleştirir. Oruç, belirli bir süre basit bir aç kalma olayı değildir. Oruç, kötü birtakım alışkanlıklardan temizleyen etkili bir terbiyedir. İnsanı kötü huylarından uzaklaştıran ve iyi huylar kazandıran bir ahlak eğitimidir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Her kim yalan söylemeyi ve yalan ile iş görmeyi bırakmazsa Allah onun yemesini, içmesini bırakmasına değer vermez.” (Buhari)
ORUCUN MERTEBELERİ
İslam bilginleri orucun üç mertebesi olduğunu bildirmişlerdir. İmsaktan akşama kadar yemekten, içmekten ve cinsel arzulardan sakınmak suretiyle tutulan oruçtur. Kulak, göz, dil, el, ayak ve diğer organları günahlardan uzaklaştırmak suretiyle tutulan oruçtur. Oruçlunun kalbinin Allah’tan başkasıyla meşgul olmaması, kalbinin Allah’tan başka şeylere meyletmemek suretiyle tutulan oruçtur.
ORUCUN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİSİ
Oruç, ruh ve beden üzerinde olumlu etkileri olan ve vücut sağlığı bakımından da faydalı sonuçları tıbben de kanıtlanmış bir gerçektir. Pek çok hikmetleri olan orucun insanın bu yönden de faydaları bulunmaktadır.
Bir hadis-i şerifte buyurulmuştur: “Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız.”
Bu konuda uzmanı olan tıp doktorlarına bırakarak, orucun sağlık yönünden faydalarını bir kere de uzmanların dilinden dinleyelim: “Sağlıklı insanlara orucun hiçbir zararı yoktur. Aksine ‘Oruç tutunuz sıhhat bulursunuz’ hadis-i şerifinde işaret buyurulduğu üzere vücuda faydası vardır. 8–16 saat sindirim cihazının, karaciğerin dinlenmesi ve kendi kendini toparlaması büyük bir faydadır.”
“Oruç, normal sıhhatli olan insanlar için çok faydalı bir perhiz teşkil eder. Az yemek ve itidal ile yaşamak sonucu oruç tutanlar genellikle Ramazan’da birkaç kilo zayıflarlar. Bu suretle ihmal altında vücutta depo edilen zararlı yağlar erimiş olur. Bu ise aşırı şişmanlığa karşı en mühim sağlık kurallarındandır. Aşırı şişmanlık kalp, tansiyon yükselmesi ve buna bağlı pek çok hastalığa zemin hazırlar. Demek oluyor ki oruç, bütün bu dertlerden insanı koruyucu bir etki yapar.”
Bu gerçeği sadece bizim bilim adamlarımız değil, konuyu inceleyen yabancı bilim adamları da dile getirmektedir.
Devamı gelecek sayıda.