Orucun faydaları sadece bedenimizle ilgili değildir. Onun ruhumuzda ve sinir sistemi üzerindeki olumlu etkileri ve bu ibadetten oruçlunun duyduğu iç huzuru, pek çok manevi rahatsızlığı tedavi ederek kişiye güçlü bir moral kazandırır.
“Oruçta asıl sinir sistemi tam bir rahatlama içindedir. Bir ibadeti yerine getirme mutluluğu bizdeki gerginliklerin ve huzursuzlukların hemen hemen tümünü yok eder. Günümüzün en önemli iç sorunlarından olan stresler böylece büyük ölçüde ortadan kalkar.”
ORUÇ NİMETLERİN KIYMETİNİ ÖĞRETİR: Nimet elde iken değeri gereği gibi bilinmez. İnsan sahip olduğu nimetlerin değerini ancak bunlar elden çıktıktan sonra anlayabilir. Oruç tutmakla bir süre nimetlerden uzak kalan kimse bunların değerini daha iyi anlar ve nimetleri kendisine veren Allah’a daha çok şükretmesini öğrenir.
Nimetlere şükür ise onların çoğalmasına vesile olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artıracağım; eğer nankörlük ederseniz şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” (İbrahim Suresi, 7. ayet)
ORUÇ SABIRLI OLMAYI ÖĞRETİR: Sabır, başarıya ulaşmanın en önemli şartlarından biridir. Sahip olduğu helal şeylere oruçlu olduğu için el sürmeyen kimse iradesine hâkim olmuş, nefsini zorluklara alıştırarak terbiye etmiş olur. Böyle bir insan hayatta karşısına çıkabilecek sıkıntılar karşısında sarsılmaz; bunlara sabreder ve güçlükleri yenerek başarıya ulaşır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn Mâce)
Orucun askerlik ve yurt savunması bakımından da ayrı bir önemi vardır. Savaş zamanlarında cephedeki asker yiyecek ve içecek bulamadığı zaman açlığa ve susuzluğa katlanmak zorunda kalabilir. Oruç tutmaya alışmış olanlar bu tür zorluklara daha kolay dayanırlar.
ORUCUN SOSYAL FAYDALARI: Oruç, insanın şefkat ve merhamet duygularını geliştirir ve bunun topluma sevgi ve yardım şeklinde yansımasını sağlar. Hayatında açlık nedir bilmeyen bir insan yoksulların çektiği sıkıntıyı gereği gibi anlayamaz. Fakat oruç tutan kimse açlığın ne demek olduğunu bizzat tattığı için yokluk içinde kıvranan fakirlerin durumunu daha iyi hisseder; böylece şefkat ve merhamet duyguları gelişir.Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:“Yanı başında komşusu aç olduğu hâlde tok yaşayan kimse olgun mümin değildir.” (Hâkim, Müstedrek)
Bizim için en güzel örnek olan sevgili Peygamberimiz insanların en cömerdi idi. Ramazan ayında cömertliği doruk noktasına ulaşır, elinde ne varsa yoksullara dağıtırdı.
Hz. Aişe diyor ki: “Muhammed’in ailesi, kendisi Allah’a kavuşuncaya kadar üç gün üst üste katıklandırılmış buğday ekmeğinden karnını doyurmadı.” (Buhari)
Ebu Hüreyre anlatıyor: Rasulullah bir gün namazını oturarak kılıyordu. “Ya Rasulallah! Bir hastalığınız mı var? Namazı oturarak kılıyorsunuz?” diye sordum. Rasulullah şöyle cevap verdi: “Ya Eba Hüreyre, günlerdir ağzıma götürecek bir şey bulamadım. Açlık takatimi kesti, ayakta duracak dermanım kalmadı, onun için namazımı oturarak kılıyorum.” Ben bunu duyunca ağlamaya başladım. Allah Resulü kendi durumunu unutmuş, bana teselli veriyordu. “Ağlama ya Eba Hüreyre! Burada çekilen açlık, insanı ahiret azabından kurtarır.” (Şuab’ül-İman)
MAKBUL OLAN ORUÇ: Oruç, belirli bir süre sadece yemeyi içmeyi bırakmak değil, aynı zamanda her türlü kötülükten de uzaklaşmaktır. Helal olan yiyecek ve içeceklerden uzak durduğumuz gibi; Dilimizi, yalandan. Ellerimizi haram işlerden. Midemizi haram lokmadan. Gözlerimizi harama bakmaktan. Kulaklarımızı yalan ve dedikodu dinlemekten. Ayaklarımızı kötü işler peşinde koşmaktan uzaklaştırarak, oruçtan nasibimizi almalı ve ömür boyu böyle devam etmeliyiz.
Oruçlu, çeşitli yemeklerle donatılmış sofranın başında iftar vaktine bir dakika kalsa bile, helal olan yiyecek ve içeceklere elini sürmez. Çok acıkmış ve susamış olsa bile sabırla iftar vaktini bekler.
Bu, zoraki bir bekleyiş değil, içten gelen umut dolu huzurlu bir bekleyiş, mü’minin Allah’ın emri karşısında gösterdiği bu teslimiyet nefis terbiyesi ve iradeye hâkim olma eğitiminin çok olumlu bir sonucudur. İnsanı, nefsani arzularının esiri olmaktan kurtarıp adeta melekleştiren gerçek bir eğitimdir bu. DEVAMI GELECEK SAYIDA