
Bursa’da düzenlenen Kuraklık Kriz Merkezi Toplantısı’nda su kayıplarının azaltılması için alınacak önlemler masaya yatırıldı.
Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıya, ilgili kurum ve kuruluşlar ile su kullanıcı örgüt temsilcileri katıldı. Bursa Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar başkanlığındaki ‘Kuraklık Kriz Toplantısı’nda 6 başlıkta önemli kararlar alındı.
İKİNCİ ÜRÜN EKİMİNDE SU KISITI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULACAK
Buna göre, su kotu seviyeleri %50’nin altına düşen göl, gölet ve barajlarda sulama sezonunun kalan bölümündeki izleme planında, kaynaktaki su miktarı ve kullanıcı talepleri değerlendirilerek mevcut ürün desenine göre ana kanal, yedek kanal ve tersiyerlere verilecek su miktarının belirlenecek.
Ayrıca, şebeke dışı alanlara su verilmemesi, sulama suyu, sulama birliği veya sulama kooperatifi üyelerinin tamamına yetmeyeceği için suyun öncelikle sabit tesislere (meyve bahçeleri, vb.) verilmesi, günlü, bölgesel, sıralı ve kısıntılı sulama programları yapılarak (en fazla 2 veya 3 sulama ) rotasyonla sulamanın sağlanması, gerekirse su rezervinin durumuna göre tek yıllık bitki sulamalarına son verilerek ikinci ürün ekiminde su kısıtının göz önünde bulundurulması, kuraklık konusunda daha toleranslı ürünlerin ekiminin yapılması veya ikinci ürün ekiminin yapılmaması tavsiye edildi. Söz konusu uygulamalarda kullanıcılarla ilgili ortaya çıkacak problemlerin takip edilmesi kararlaştırıldı.
‘GÜNDÜZ SULAMASI ZİYAN OLUYOR’
Buharlaşmanın çoğunun, toprağın ıslak olduğu ilk birkaç gün içerisinde meydana geldiğinin hatırlatıldığı bir diğer kararda; “Üreticilerimizin bir kısmı gündüz sıcağında sulama yapmayı tercih etmekte dolayısıyla buharlaşma kayıpları ile birlikte geceleri sulamada kullanılacak su tahliye kanallarına giderek ziyan olmaktadır. Gece sulamasının mecburi hale getirmek için sulama kanallarına sadece geceleri su verilmelidir. Tarla içi su kayıplarının azaltılması bakımından da tarla içi su arkları temiz tutulmalı, kanal ve kanaletlerdeki bakım ve onarımlar zaman kaybedilmeden tamir edilmelidir. Sulama suyu, tarla kapasitesi ile solma noktası arasında toprakta tutulan su miktarından fazla su verilmemelidir” denildi.
‘DERİN SÜRÜM YAPILMAMALI’
Toprak yüzeyindeki buharlaşmayı azaltmak ve solar enerjiden korumak için yabancı otlarla çapalama, ot biçme, kültivatör, kimyasal mücadele uygulanması sonucu bitki artıklarının tarlada bırakılması gerektiği belirtilerek; “Kimyasal gübreleme daha dikkatli uygulanmalı ve derin sürüm yapılmamalıdır. Yağmur suyundan ve sulama suyundan daha fazla faydalanmak için ve süzülmeyi önlemek için kaymak tabakası önlenmelidir” ifadeleri yer aldı.
‘VAHŞİ SULAMADAN VAZGEÇİLMELİ’
Sosyoekonomik şartların elverdiği ölçüde toprak yapısına uygun damlatıcıların seçilmesi durumunda daha fazla su tasarrufu ile daha yüksek verim ve kalite sağlayan damlama veya yağmurlama sistemlerinin kullanılması ve vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmesinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Sulama esnasında bitkinin etkili kök derinliğine kadar suyun indirilmesi gerektiği fazla su kaybını önlemek için sebzelerde suyun 25 cm’ye, meyve bahçelerinde de yaklaşık 50 cm. derinliğine indirildikten sonra sulamaya son verilmesi gerektiği kaydedilirken, yerçekiminin etkisi ile sulamadan sonraki ilerleyen saatlerde suyun toprağın altına ineceği anımsatıldı.
BİLGİ VE DENETİM KOORDİNASYONU SAĞLANACAK
Su seviyesi yeterli seviyede olmayan sulama tesislerinden faydalanan üreticilerin bağlı oldukları mahalle muhtarlıklarında sulama sezonunun kalan bölümünde, kuraklık şartlarında uygulanacak önlemlerle ilgili ilçe tarım ve orman müdürlükleri, sulama birlik veya kooperatifleri ve sulama birliği üyesi üreticiler ile birlikte toplantılar yapılması kararlaştırılırken; “Uygulanacak önlemlerin sms, whatsapp, sosyal medya vs. yayım araçları vasıtası ile sulama birliği üyelerinin bilgilendirilmeleri, ayrıca uygulanacak önlemlerin denetlenmesi ve yönlendirilmeleri, sulama birlikleri ve sulama kooperatifleri tarafından sağlanacaktır” ifadeleri kullanıldı.