
Mehmetçiğin, 1915’te Çanakkale’de yazdığı destanın 107. yıldönümü bugün kutlanıyor.
18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla Mustafakemalpaşa’daki etkinlikler, saat 10.00’da Şehitlik Anıtı’ndaki törenle başlayacak.
Mustafakemalpaşa Kaymakamlığı’nın ev sahipliğindeki program daha sonra Belediye Düğün Salonunda devam edecek. Anma etkinliğinde, TOKİ Ayasbey Anadolu Lisesi’nin hazırladığı gösteriler sahnelenecek.

GELİBOLU’DA TARİH DEĞİŞTİ
Osmanlı Devleti, 2 Kasım 1914’te önce Rusya’ya, 11 Kasım’da ise İtilaf Devletlerine savaş ilan ederek sonradan adı 1. Dünya Savaşı olan muharebeler dizisine dâhil oldu.
Kafkasya’dan Galiçya’ya, Mısır’dan Arabistan çöllerine kadar tüm imparatorluk coğrafyasında 1918’e kadar büyük bir fedakârlıkla savaşıldı.
Harb-i Umumi’nin kritik cephelerinden biri olan Çanakkale Deniz Harekâtı, İngiliz Savaş Konseyince 13 Ocak 1915’te kabul edildi. Harekât başarıya ulaşırsa Rusya’ya ihtiyaç duyduğu silah, cephane ve mali yardım ulaştırılabilir, karşılığında bu ülkenin insan gücü ile buğday ve yem depolarından yararlanılabilirdi. Bunun yanında Mısır sorunu ortadan kalkacak, Boğazlar ele geçirilince de Osmanlı Devleti savaştan çekilmek zorunda kalacaktı.
İngiliz ve Fransızlardan oluşan birleşik filo, 19 Şubat 1915’te Çanakkale önlerine gelerek saldırı düzenine geçti.
7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret mayın dökücü gemisi Yüzbaşı Tophaneli İsmail Hakkı ve Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi (Akpınar) komutasında düşman gemilerinin projektörlerine aldırmadan Anadolu yakasında Erenköy’deki Karanlık Liman’a mayınlarını bıraktı.
18 Mart’a kadar boğazı geçmek için birçok başarısız girişim düzenleyen düşman filosu, büyük harekâta aynı gün başladı.
Saat 11.15’te ilk mermiyi atan birleşik filo, akşam saat 18.00’da geri çekildi.
İngiliz ve Fransızların Bouvet, Ocean ve Irresistible gemileri batarken, Inflexible, Golva, Suffren ve Agamemnon gemileri savaş dışı kaldı. İnsan kayıpları ise 800’ü buldu. Gün boyu devam eden muharebelerde Türk tarafı şehit ve yaralı olarak toplam 79 kayba uğradı. Almanların kayıpları, ölü ve yaralı olarak 18’dir. Böylece iki bağlaşık devletin toplam kaybı 97’dir.
25 NİSAN’DA TEKRAR GELDİLER
Kazanılan bu zaferde, çelik zırhlara bürünmüş, her yönüyle teknik üstünlüğe ve bol cephaneye sahip armadaya karşı, toprak tabyalarda can siperane mücadele veren adi toplar yanında, boğaz kıyıları ve sularında ustalıkla yerleştirilen gizli obüs bataryalarıyla mayınların ve nihayet Türk güç ve yeteneğinin büyük payı vardı.
Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanı Mirliva Cevat Paşa (Çobanlı), yıllar sonra o günün en kıymetli anı kendisine sorulduğu zaman yanıt olarak; “Güneşin son ışıklarıyla Boğaz’dan perişan halde çıkmakta olan düşman filosunun görünüşü idi” der.
18 Mart günü Çanakkale Boğazı’nı geçemeyen müttefik filosu, 5 hafta sonra tekrar gelecek, üstelik bu defa hem karadan hem denizden saldıracaktı.
Bu kez ise karşılarına Anafartalar Kahramanı Miralay Mustafa Kemal (Atatürk) çıktı.
25 Nisan 1915’te başlayan düşman amfibik harekâtı, 9 Ocak 1916’da Seddülbahir Cephesi’ndeki müttefik kuvvetlerin Çanakkale’yi geçemeyerek, tahliyesi ile tamamlandı.
ŞEHİTLERİMİZİ VE GAZİLERİMİZİ ŞÜKRANLA ANIYORUZ.