Kalp kırmayalım, gönüller kazanalım, melayani sözlerden uzak duralım. Kötü söz ömrü yıpratır, güzel söz sevgi yaratır.
Peygamber Efendimiz de şöyle buyurmuş: “En güzel hediye, hikmetli bir sözü iyice anlayıp, din kardeşine anlatmaktır.”(Hadis-i Şerif / Teberani) Peygamber Efendimizin Hicret esnasında Kuba Mescidi’nde sayısı 100 civarında olan cemaate okudukları hutbe! O gün Cuma idi. Kuba’dan Cevf’e yolculuk sırasında öğle vakti oldu. Resulullah, Ranuna denilen yere gelince yanındaki Müslümanlarla cuma namazı kıldı. Daha sonraları bu mescit inşa edilen ve Mescid-i Atika veya Mescid-i Cuma ismiyle anılan bu yerdeki hutbesinde sayısı yüz civarında olan cemaate İslam’dan bahsetti ve hareketleri konusunda uyarıp bazı nasihatlerde bulundu.
Hutbesi şöyleydi: “Hamd, Allah’a mahsustur. Ona hamd eder, O’ndan mağfiret ve hidayet dilerim. O’na iman ederim. Ona nankörlük etmem. Düşmanlığım O’na nankörlük edendir. Allah’tan başka ilah bulunmadığına, tek olduğuna, ortaksız olduğuna, Muhammed’in de O’nun kulu ve elçisi olduğuna, Muhammed’i hidayet, hak din, nur ve öğüt ile gönderdiğine şahitlik ederim. Ey insanlar! Allah ki, peygamberlerin arasının açıldığı, ilmin azaldığı, insanların sapkınlığa düştüğü bir zamanda kulunu, tam bir hidayet, tam bir nur ve en güzel öğüt olan kuran gönderdi. Ey insanlar! Sözlerin en güzeli Allah’ın kitabının sözleridir. Allah kimin kalbini Kur’an ile süsler ve onu küfürden sonra İslam’a mensup kılarsa, o da Kur’an’ın sözlerini insanların sözlerine tercih ederse, işte o kimse felaha erer, kurtulanlardan olur. Allah’a ve Resulüne uyan doğru yolu bulmuştur. Allah’a ve Resulüne karşı gelen de azgınlık ve taşkınlığa saplanmış, sapıklığa düşmüştür. Allah’ın sizi sakındırdığı şeylerden sakının. Bundan daha üstün bir hatırlatma ve bundan daha değerli bir nasihat yoktur. Ey insanlar! Sadece Allah’a ibadet edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. O’ndan sakınılması gerektiği gibi sakının. Allah’ı sevin, Allah’ın sevdiğini sevin. Allah’ın kitabından usanmayın, O’nun zikrinden kalbinize darlık gelmesin. O’nun kitabı, yaratılan her şeyin üstününü seçip ifade eder, amellerin hayırlısını, kulların seçkinlerini, kıssaların iyisini anlatır Haram ve helalleri bildirir. Güzel sözlerinizle Allah’ın söylediklerini tasdik edin ve söyleyin. Allah’ın ihsan ettiği rahmet ve sevgiyle birbirinize karşı muhabbetli olun. Ey insanlar! Allah’tan başkasında kuvvet ve kudret yoktur. Allah’ın düşmanlarına düşman olun. O’nun yolunda gereği gibi cihad edin. Ey insanlar! Kendinizi ahirete hazırlayın. Ahiret azığınızı kendinizden önce gönderin ki oraya gittiğiniz zaman hazır bulabilesiniz. Şunu bilin ki hepiniz öleceksiniz ve malınız sahipsiz, sürüleriniz çobansız kalacak.”
Rabbiniz size “Benim elçim size gerekli şeyleri bildirmedi mi? Ben sana mal verdim, ihsanda bulundum. Sen bunlardan kendine ahiret payını ayırdın mı” diye soracak?” Eğer azığınızı önceden göndermemişseniz, sağınıza bakacaksınız, solunuza bakacaksınız ve cehennemden başka bir şey göremeyeceksiniz. Öyle ise yarım hurma ile de olsa, kendinizi cehennemden uzak tutun. Gücü yeten hayır işlemeyi ertelemesin. Onu bulamayan da güzel sözle kendisini cehennemden korusun.
Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Sevgi, saygı ve dualarımla hayırlı haftalar.
NOT: Geçen sayımızdaki ‘Kıbrıs Zaferi’ yazımda Dışişleri Bakanı’nın ismi yanlış yazılmıştır. Doğrusu; ‘Dışişleri Bakanı CHP’li Turan Güneş’ olacak.